Ayvalık Film Festivali 5. yılında dünya sinemasını yeniden buluşturuyor
Ayvalık Uluslararası Film Festivali, 14-20 Eylül tarihlerinde beşinci kez sinemaseverlerle buluşacak. Seçkide dünya festivallerinde öne çıkan filmler, söyleşiler ve paneller yer alıyor.
Seyir Derneği ile Ayvalık Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği Ayvalık Uluslararası Film Festivali, bu yıl 14-20 Eylül tarihleri arasında beşinci kez gerçekleştirilecek. Festival, bir hafta boyunca farklı ülkelerden dikkat çekici yapımları Ayvalık’ta buluştururken, söyleşiler ve panellerle de sinema gündemini canlı tutacak.
Bugüne dek 35 bin izleyiciye ulaşan etkinlik, 14 Eylül akşamı Büyük Park Amfitiyatro’daki açılışla başlayacak. Gösterimler Vural Sineması, Fabrika Ayvalık ve Rauf Denktaş Kültür Merkezi’nde yapılacak. Filmlerden beslenen paneller ve sohbet buluşmaları ise ASKEV Sera’da düzenlenecek.
2022’den bu yana her eylül ayında sinema dünyasının yeni ve dikkat çeken işlerini Ege’nin özgün atmosferinde izleyiciyle buluşturan festivalin ilk açıklanan seçkisi, bu yıl da uluslararası festivallerde ses getiren filmlerden oluşuyor.
Dünya sinemasından güçlü yapımlar
Programın öne çıkan filmleri arasında Pedro Almodóvar’ın yeni otobiyografik anlatısı Buruk Noel (Bitter Christmas / Amarga Navidad) bulunuyor. Cannes’da En İyi Film Müziği ödülü kazanan film, 2004’te geçen bir reklam yönetmeni ile 2026’daki bir senaristin dünyasını iç içe geçirerek gerçeklik ve kurgu arasındaki sınırları kurcalıyor.
Avusturyalı yönetmen Sandra Wollner’ın Her Defa (Everytime) adlı filmi de seçkide yer alıyor. Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde büyük ödül alan yapım, yaşanan ağır bir kaybın ardından zaman algısı ve gerçeklik duygusu sarsılan bir karakterin iç dünyasına odaklanıyor.
Ida ve Soğuk Savaş filmleriyle tanınan Paweł Pawlikowski ise Ata Yurdu (Fatherland) ile programda. Sandra Hüller ve Hans Zischler’in başrollerini paylaştığı film, yönetmenin Cannes’da En İyi Yönetmen ödülünü kazandığı siyah-beyaz üçlemesini tamamlıyor.
Rodrigo Sorogoyen imzalı En Sevdiğim (The Beloved / El ser querido) ise Javier Bardem ve Victoria Luengo’yu aynı filmde buluşturuyor. Yapım, bir yönetmen ile kızının film setindeki karşılaşması üzerinden eski kırgınlıkları ve sinemanın çekim gücünü farklı görüntü formatlarıyla anlatıyor.
Altın Ayı ödüllü Rumen yönetmen Radu Jude’nin Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi (The Diary of a Chambermaid / Le journal d'une femme de chambre) filmi, Bordeaux’da çalışan bir Rumen kadının yaşamına bakarak göçün duygusal yükünü merkeze alıyor. Valeska Grisebach’ın Cannes’da Jüri Ödülü kazanan The Dreamed Adventure (Das geträumte Abenteuer) ise Bulgaristan sınırında yasa dışı bir sevkiyatın ortasında kalan bir kadının arzuları ile geçmişi arasındaki gerilimi öne çıkarıyor.
Festivalin ilerleyen günlerde açıklanacak diğer filmleri ve yan etkinlikleri de sinemaseverlerin ilgisini artıracak gibi görünüyor.